2 Aralık 2010 Perşembe

Cepte Facebook çok tehlikeli

Ücretsiz ‘0.facebook’ uygulaması ile ellerden düşmeyen cep telefonları, büyük bir tehlikeyi beraberinde getiriyor.

Eğer Facebook hesabınızın sadece siz ya da şifrenizi bilen biri tarafından güncellenebileceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Özellikle ücretsiz ''0.facebook'' uygulaması ile ellerden düşmeyen cep telefonları, aslında büyük bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor.
Facebook'un güvenlik ayarlarındaki bir hata, sadece cep numaranızı bilen kişilerin dahi hesabınıza ulaşmasını sağlayabilir.
Bu kişiler sizin adınıza Facebook'ta durum güncellemesi yapabilir hatta listenize arkadaş ekleyip çıkarabilir. Gözden kaçan bu hata sadece mobil Facebook kullanıcılarını etkiliyor.
Bu güvenlik ihmali Mohit Kumar adlı 21 yaşındaki bilgisayar mühendisliği öğrencisi tarafından fark edildi. Kumar'ın söylediğine göre , Facebook Mobil'i kullanınca, cep numaranız ile Facebook profiliniz bağlantılı hale geliyor.Üstelik bunun için sadece bir SMS yeterli oluyor.Sonuçta Facebook, profilinizdeki içeriği cep numaranız ile ilintili olacak şekilde güncelliyor.
Sonuçta başkasının hesabını ele geçirmek için hackerlara kalan tek şey ufak bir SMS hilesi oluyor. Ücretsiz SMS gönderme sitelerinden faydalanan bu kişiler bazı cookie'leri (web sitesinin bir sonraki ziyarette sizi tanıması için geçerli bilgi) değiştiriyor.
Sonuç olarak alıcı numarası değiştirilerek Facebook'a mesaj atıldığında, Facebook bunu asıl kullanıcıdan geliyormuş gibi algılayarak, profilinizi güncelliyor. Gerçek sahibi ise hesabının başkası tarafından ele geçirildiğinin farkına bile varmıyor.
Aklınıza bile gelmeyecek bu hile yüzünden, bir sabah Facebook sayfanızı açtığınızda müstehcen resimler, ya da eşe-dosta hatta patronunuza gönderilmiş uygunsuz iletilerle karşılaşabilirsiniz.
Zaman

NASA ‘uzayda hayat yok’ dedi

Uzayda hayat olduğunu düşünenler için NASA’dan hayal kırıklığı oluşturan bir haber geldi. İşte ayrıntılar…

Amerikan uzay ajansı NASA, kendi web sitesinden yaptığı açıklamada, bugün TSİ 21.00'de, Dünya dışı yaşamın kanıtlarının araştırılması konusunda önemli sonuçları olacak bir astrobiyolojik bulguyu tartışmak için Washington'da bir basın toplantısı düzenleyeceğini açıklamıştı.
 
NASA'nın bu duyurusu özellikle internet dünyasında büyük heyecan yaratmış ve "dünya dışı yaşam"a ilişkin bilimsel bir bulgunun açıklanacağı, hatta "uzaylıların varlığının" ortaya konacağı gibi beklentiler doğurmuştu.
 
Ancak konuyla ilgili gelen bilgiler, tüm bu beklentileri boşa çıkaracağa benziyor, çünkü NASA'nın açıklayacağı bulgunun Kaliforniya'daki bir gölde bulunan bakteri türü olduğu öğrenildi.
 
Bu bakteriyi özel yapansa, insanlar için ölüm anlamına gelen arsenik içerisinde yaşayabilmesi.
 
Keşfedilen bakterinin hayatını sürdürmek için fosfor yerine arseniği kullanabildiği söyleniyor.
 
Bu keşfin uzak dünyalarla ilişkisiyse, daha önceden düşünülen fosforun hayat için temel yapı taşı olduğu savını tamamen çürütmesi.
 
Dünya genelinde büyük bir "uzaylı" histerisine sebep olan NASA'nın açıklaması, İngiliz The Sun gazetesinin ambargolu bakteri haberini yayınlamasıyla hayal kırıklığı içerisinde sona ermiş gibi görünüyor.
 
AA - Habertürk

Türkiye'de yaşayan 45 milyon kişi interneti bilmiyor

Türkiye’de 30 milyon kişi internet kullanıyor, fakat 45 milyon kişi ise sanal aleme hiç girmemiş..


İnternet Teknolojileri Derneği ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen ''15. İnternet Konferansı'' başladı.
Konferansın açılışında konuşan İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı Mustafa Akgül, konferansın, Türkiye'de internetle ilgili grupları bir araya getirerek, interneti tüm boyutlarıyla tanıtmak, geliştirmek, tartışmak, internet teknolojileri aracılığı ile toplumsal verimliliği artırmak ve toplumun dikkatini bu yöne çekmek amacıyla 1995'den beri her yıl düzenlendiğini kaydetti.
İnternetin yaşamın doğal bir parçası haline geldiğini ve onu, her alanda değiştirmeye ve kolaylaştırmaya başladığını söyleyen Akgül, bu alandaki sorunların çözüme ulaşması için çalışmalar yaptıklarını belirtti.


'SANAYİ DEVRİMİ GİBİ SANCILI OLACAK'İnternetin her alanda çok köklü değişimler getirdiğine işaret eden Akgül, şunları söyledi:
''Nasıl sanayi devrimi sancılı olduysa, bu süreç de sancılı olacaktır. İnternet ve bilgi toplumu bütün dünyanın gündeminde. Sürekli yeni programlar, yeni gelişmeler ortaya çıkıyor. Bugün dünyada 2 milyara yakın kişi internet kullanıcısı. 255 milyon çalışan web var. Her geçen gün bu sayılar artıyor. Ne kadar video olduğu bilinmiyor, saymaya cesaret edemiyorlar. Sadece bizim bildiğimiz son rakam her dakika 24 saatlik video yükleniyor.''
‘ÜLKENİN YÜZDE 58’İ İ HİÇ KULLANMAMIŞ’Akgül, Türkiye'deki internet kullanımıyla ilgili de şu bilgileri verdi: ''Ülkemizde 30 milyon civarında kullanıcı olduğunu düşünüyoruz. Yüzde 25'i yoğun internet kullanıcısı. Son rakamlara göre Türkiye'nin yüzde 58'i ise hiç internet kullanmamış. Bazı insanlarımızın interneti duymadığı biliniyor. Kırsal kesimde kadınların yüzde 85'i hiç internet kullanmamış. Kısaca dünya ortalamasını yakalamış durumdayız, ancak Avrupa'nın gerisindeyiz. OECD'nin 30 ülkesi arasında bütün indekslerde ya sondan birinciyiz ya da ikincisiyiz. Üçüncü olduğumuzu hatırlamıyorum.''
‘KORKMAYIN AMA CİDDİYE ALIN’Günlerdir WikiLeaks'in paylaştığı belgelerin konuşulduğunu kaydeden Akgül, ''WikiLeaks çok yeni bir olay. Olayın tam ne olduğunu bilmediğimiz için, çok bir şey söyleyemiyorum. Ama insanların interneti biraz daha fazla ciddiye almasını, biraz daha ciddi düşünmesini sağlayacaktır. Bununla beraber internet de konuşuluyor. İnternetten korkmayın, ama onu ciddiye alın'' dedi.
İNTERNET YASAKLARITürkiye'nin bazı yönetmelik ve yasalarla bazı sitelerin erişimini engellediğini belirten Akgül, bu konuda da şunları söyledi:
''Ve 'Bütün dünya buna uysun' diyor. Bir mahkememiz, yargısız tedbir kararı alıyor. Duruşma yok, bilirkişi yok. Bu işten kim zarar görüyor? Tabii ki Türkiye, Türk kullanıcısı. Bu uygulama kabul edilecek bir şey değil, bu bir hukuk faciası. Sorgusuz sualsiz, internetin belli yerlerini kapatmaktır. Kapatılan yerler Türkiye'ye gelip itiraz ederlerse 'olur' diyorlar, ama bize 'Siz taraf değilsiniz' diyorlar. Biz zarar görüyoruz, ama taraf olamıyoruz. Yargılama yolu kapalı olan bir yapı. Devletin çocukları korumasına kimsenin bir itirazı yok. Ama devletin yetişkinlerin neyi göreceğine karar vermesi, demokratik bir ülkede kabul edilemez. Neyin iyi neyin kötü olduğu kararını yurttaş vermeli.''
KONFERANSIN GÜNDEMİ4 Aralık’ta sonra erecek konferansta, mobil yaşam, sosyal ağlar, yeni medya, fikri haklar, internet ve demokrasi ve internet yasakları konuları üzerinde durulacak.
YouTube, Google, Richard Dawkins, Blogger yasaklarının öne çıkardığı fikri haklar, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, internet ve medya ilişkileri, internet ve demokrasi konularını kapsayan panel ve oturumlar yapılacak. İnternet başarı öykülerini anlatan oturumlar da düzenlenecek.
AA

Arama Motorlarına Kayıt

Arama Motorlarına Kayıt işleminizin verimli olması çok önemlidir. Web sitenizin arama motorlarına kayıt işlemlerinin verimli şekilde  yapılması, arama motorlarında özellikleGoogle Arama Motoru’nda  bulunabilmeniz için Arama Motoru Bilgi kısmındaki makalelere göz atabilirsiniz. Arama motorlarına kayıt ve  Optimizasyon-SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) profesyonel bir iştir. Web sitenizin Google Arama Motoru’nda daha ön sayfada daha üst sırada olması için öncelikle web site arama motorlarına uygun duruma getirilmelidir. Arama motorlarında yapılan arama sonuçları sizinle  potansiyel müşterileriniz arasında bir köprüdür.Hedef Anahtar kelimelerle yapılan arama sonuçlarında yer almak şirketler  için bir zorunluluktur.

Google’dan uyarı desteği


Site tasarımcılarının sitelerdeki kodlama hataları için Google, webmaster tools’da hata uyarı mailleri yollayacak. Sitenin daha iyi taranabilmesi ve içeriklerinin arama motoruna düzgün eklenebilmesi için webmaster’ların mailleri takip etmesinde fayda var.
Google daha önce içerik analizi sonrası HTML önerileri sunuyordu.
Webmaster Tools Panelinde; bulunamayan ve izlenemeyen URL’ler, robots.txt ile ilgili bilgiler gibi hata raporları vardı.

Googlede Üst Sıralara Çıkma Yolları

Bildiğiniz gibi bir çok webmaster googlenin açıklamış olduğu makalelere göre çalışma yapıyor.Bazıları sağlam sitelerden içerik çalarak bazıları da kendi yazarak işlemlerini yapıyor.Daha önceye kadar webmasterların düşüncelerine göre backlink, link değişimi, toplist herşeydi.Ama şuan görüyoruz ki sitelerin durumlarını.o kadar backlink, link kasan siteler şuan halleri hüsran.Birde bakıyoruz ki güncel blog siteleri, yada diğer özgün içerikli siteler tavan yapıyor.Backlink kasmak siteyi belli bir süre sonra körleştiriyor.İstediğiniz kelimeye yaklaştırıyor ama bir okadarda zararlı bir olay.Tabi üst sıralara çıkarken önemli olan sadece backlink, link çalışmaları değil.İçeriğinizin kalitesi, sitenizin kalitesi önemli.Üst sıralara çıkmak istiyorsanız kullanıcılara müthiş güzel bir içerik sunmanız.Daha sonrada siteleri doğru kodlama, doğru site tasarımı, doğru sitemap yapımı ve en önemlisigoogle ve diger arama motorları örümceklerinin daha rahat gezmesini sağlayacak bir tasarım yapmaktır.Diğer teknik özelliklerde önemlidir ama bu dediğim özellikler daha öne çıkan özelliklerdir.Sitenizi burda yazdığım gibi yaparsanız zaten google site istediğiniz kullanıcıyı gönderecektir.

Sevgiliye Aşk Sözleri


Şuanki tek umudum sensin, diğer umutlarım gibi beni yardı yolda bırakma.
Bu sevda kitaplara sıvmaz.
Ağlama ağlama yalanım yok yok günahım yok !
Sana nasıl tutkun oldugmu biliyorsun, gönlümün yangın yeri oldugunu b iliyorsun!
Her gece seni gökyüzüne soruyorum, yüzgarla fısıldaşıyordum senden ibaretti benim aşkım!
Herkez bana delirdin diyor ama kimse bilmiyor senin yüzünden delirdiğimi!
Bir kalp çizdim gökyüzüne yıldızlarla yazdım isminin baş harfini!
Herşeyde Sen varsın, yattığımda yatagımda, yürüdügüm yollarda bile sevgilim!

Rss Nedir | Rss Nasıl Hazırlanır


Her yerde görür olduk artık bu kelimeyi; ufak turuncu renkli butonlar, üzerlerinde rss yazıyor… Peki nedir bu rss?
RSS , really simple syndication yani “gerçekten kolay sindikasyon”.Daha geniş tanımıyla xml grammerinde yazılmış, sitedeki en son güncellemeler veya haberleri olabildiğince hızlı bir şekilde son kullanıcıya iletmek için kullanılan veri biçimi. Tanım biraz teknik olmuş olabilir lakin ilerleyen satırlarda kafanızda şekilleneceğinden eminim.
Biliyorsunuz xml sayesinde verilerin paylaşımı ve yönetimi oldukça kolay bir hal alıyor. Geniş ama basit xml dünyasında istediğiniz türde bilgiyi yönetebiliyorsunuz. rss ‘de xml yapısı üzerine kurulu bir standart diyebiliriz. 1990′larda Netscape tarafından geliştirilmiş bazı basit verilerin paylaşılması için geliştirilmiş, sonrasında Userland sayesinde popularitesini kazanmış.
Rss, sadece metin tabanlı olduğu için -gerçi son zamanlarda rastlamışsınızdır içinde resim olanlara da- son derece hızlı bir veri paylaşım platformu sayılır ve çoğu kişi tarafından da kabul görmüştür. En basit şekilde, paylaşılmak istenilen herşey için rss biçilmiş kaftan. biraz genişletirsek;
Ziyaretçi en hızlı biçimde bilgiye ulaşabiliyor
Site sahibi, içeriğini çok daha fazla kişiye ulaştırabiliyor
Satış yapan siteler, müşterilerini e-postadan çok daha hızlı bir şekilde bilgilendirebiliyorlar
Yine site sahipleri, sitelerine içerik sağlıyabiliyorlar


Bunlar sadece sayılabilecek birkaç örnek, uygulayarak farklı mecralarda kullanmaz sizin elinizde.
Çoğu teknolojide olduğu gibi rss’in de farklı versiyonları var. Netscape tarafından geliştirilen rss 0.90 ve artık kullanılmayan rss formatı bunların ilki. Sonrasında sırasıyla, Userland tarafından geliştirilen 0.91, 0.92, 0.93 ve 0.94, rss-dev tarafından geliştirilen rss 1.0 geliyor. Şimdiki zamana iyice yaklaştığımızda rss 2.0 ile karşılaşıyoruz. Şuanda en çok tercih edilen rss sürümü ve tabiki en stabil/uyumlu olanı, rss 2.0 ve 1.0.
Genel olarak tüm rss formatlarında bu yapı bulunmakta.Burada önemli olan tüm rss içeriğinin 01 ve 11 numaralı satırlar arasında olması. 02, 03, 04 ve 05 numaralı satırlar ise site hakkında bilgiler veriyor.
Geriye kalan 06 ve 10. satırlar arasına da rss ile verilecek bilgiler var. detaylı satır açıklamaları ve rss 2.0 formatı için varolan tüm ek bilgileri Harvard Üniversitesi’ndeki sayfadan görebilirsiniz.
Kendi sitem için nasıl rss hazırlayabilirim? diye sorabilirsiniz şu aşamada, oldukça doğal. Eğer sitenizin içerik sistemini kendiniz yazdıysanız, biraz kodlama bilginiz olduğundan dolayı oldukça pratik bir şekilde rss hazırlayabilirsiniz.
Yapmanız gereken hangi formatta hazırlayacağınızı belirleyip, örneğin rss 2.0, onun sayfasına girerek rss’in bir örneğini elde edebilir ve onun üzerinden hazırlayabilirsiniz.
Eğer Movabletype veya Blogger gibi sistemleri kullanıyorsanız, site/sistem içerisinde muhakkak rss hakkında bir açıklama bulunacaktır.
Ayrıca rss hazırlama konusu detaylıca açıklayan makalelere de bir göz atabilirsiniz: notepad,web server ve bir bira ile rss hazırlama, rss hazırlama, mysql verisini rss ile paylaşimak.
Rss hazırlarken dikkat etmeniz gereken birkaç şey de olabilir. Mesela amacınızı belirlemelisiniz, rss sayesinde sitenize daha çok ziyaretçi mi çekmek istiyorsunuz yoksa başlıca amacınız bilgi paylaşımı mı ?
Buna göre sunduğunuz içeriğin description (09) satırına açıklamaların belirli bir kesitini veya tamamını yazdırabilirsiniz.
Ayrıca hazırladığınız rss’in en sonuna manuel olarak bir item açıp link olarak sitenizin adresini yazıp, başlığa da daha fazla haber şeklinde bir giriş yapmanız, rss inizi takip eden kullanıcıların sitenize uğramasını sağlayabilir.
Hazırlama aşamasından sonra rss validator’ler sayesinde rss’inizin standartlara uygun olup olmayacağını, dolayısıyla rss programlarında (veya başka sitelerde) düzgün görünüp görünmeyeceğini test edebilirsiniz.
Rss’imizi hazırladık, peki bunu nasıl geniş kitlelere nasıl ulaştıracağız? Bu aşamada imdadımıza rss’leri toplayan ve kategorileyen siteler yetişiyor. Bunlardan en büyükleri syndic8, newsisfree ve
Türkçe olarak da Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi. Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi, Kaynak olarak da oldukça işinize yarayacaktır.
Şimdi işin eğlenceli kısmı geliyor, rss’in olmayan sınırları dahilinde istediğiniz bilginin ayaklarınıza kadar gelmesini sağlayacak programlar. Yani rss okuyucular. farkettiğiniz üzere rss, yapısı yüzünden makyajsız bir şekilde izleniyor.
Ancak rss programları, gerekli makyajlamaları yapıyor ve size normal bir görünümde sunuyor.
Bu programlar içerisinde benim en kullanışlı ve canayakın bulduğum, popüler css editörü top style’ı da yapan bradbury software tarafından yazılmış olan, feed demon.
Bunun dışında New Tech News Blog Network ~ Lockergnome’un bir araya topladığı rss okuyucuları listesine de bakabilirsiniz.

Kırmızı bültenle aranıyor 2


Wikileaks sızıntılarıyla tüm dünya ülkelerini zor durumda bırakan Julian Assange hakkında uluslararası arama emri çıkarıldı. Uluslararası Polis Teşkilatı İnterpol, İsveç’teki tecavüz soruşturmasını gerekçe göstererek Wikileaks’in kurucusu Julian Assange hakkında kırmızı bülten çıkardı. Stockholm savcısı, geçen Ağustos ayında İsveç’i ziyaret eden Assange hakkında, iki kadının tecavüz suçlamasında bulunması üzerine soruşturma başlatmıştı. 18 Kasım’da Julian Assange hakkında, tecavüz suçundan tutuklama kararı verilmişti. 
Dikkat çekici zamanlama
Tutuklama kararı ve kırmızı bültenin gerekçesi tecavüz suçlaması olarak açıklansa da, Assange ve destekçileri, iddiaları kendisini yıpratma amaçlı bir kampanyanın parçası olarak görüyor. Interpol’ün Assange hakkında kırmızı bülten çıkarmasının, Wikileaks’in ABD’nin diplomatik kriptolarını açıklamasından hemen sonraya denk gelmesi de dikkat çekti. Avustralya da, Assange’ın ülkede herhangi bir yasa ihlali yapıp yapmadığını belirlemek üzere bir inceleme başlattı. Asange’ın nerede olduğu ise bilinmiyor. Sık sık ülke değiştiren Assange’ın kasım ayında bir süre İngiltere’de kaldığı sanılıyor.
Assange’ın avukatı Mark Stephens, müvekkilinin, gönüllü olarak işbirliğinde bulunmayı teklif etmesine rağmen tutuklama emri çıkarıldığını söyledi.

Chrome'un Windows için yayınlanmış son geliştirici versiyonunda Flash Player için kısıtlama mekanizması


google chrome flash sandbox Chromeun Windows için yayınlanmış son geliştirici versiyonunda Flash Player için kısıtlama mekanizmasıAdobe en sonunda Flash’ı nasıl daha güvenli hâle getirebileceğinin yolunu buldu ve bu işi Google’a havale etti. En çok kullandığımız arama motorunun arkasındaki elemanlar Chrome’un en son geliştirici sürümüne Flash Player içeriğini kısıtlayan yeni bir özellik eklediler.
Eklenen bu özellikle birlikte hassas sistem özkaynaklarına erişim kısıtlanacak ve Flash’ın operasyonlarını sistem için mevcut durumdakine göre daha az tehlike oluşturacak şekilde yapacağı belirtiliyor. Böylelikle Google Flash’a JavaScript ve HTML işleme tekniklerine gösterdiği ilgi kadar ilgi göstereceğine dair verdiği sözü de yerine getirmiş oluyor. Bu durumun internet tarayıcılarının potansiyel saldırılara karşı maksimum güvenliğe sahip olmasını amaçlayan Windows kullanıcıları için de oldukça sevindirici bir gelişme olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Ne yazık ki, Mac kullanıcıları bu koruma alanının şimdilik dışında kalmak zorundalar. Tabii ki, Windows kullanıcılarının da Chrome’un son kullanıcılar için yayınlanacak ve bu bahsettiğimiz yeniliği içerecek sürümü için sabretmeleri gerekecek.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Internet Download Manager 6,7,8.. Cracksiz Aktifleştirme 100% Çalışıyor..

Internet Download Manager [IDM] 6,7,8.. 100% Çalışıyor

http://a.imageshack.us/img341/2811/idmn.png

Internet Download Manager

Download :


Sahte seriali bypass etme işlemi:
Kod:
1. IDM'yi kurup kapatın.
2. Dizin C:\ WINDOWS \ system32 \ drivers \ etc. klasöründe 'hosts' dosyasını' bulun.
3. 'hosts' dosyasını notepat ile açın.
4. Son satırına aşağıdaki adresi olduğu gibi yapıştırın.
127.0.0.1 www.internetdownloadmanager.com
5. Şimdi IDM' yi açıp gerekli bilgileri girebilirsiniz.
6. Serial: BX86S-QEGVJ-18I3Z-JZMR5
7. İyi eylenceler!

Ücretsiz SMS Gönder! (FreeSimser 0.9)


Açıklama:
Bu program ile Günde İstediğiniz No ya
50 000 ücretsiz SMS Atın Bizzat denedim &100
Çalışıyor

 
Versiyon:
v9.17 2011 sürüm

Platform:
Windows Tümü

Dil:
Alman


Kullanımı:
1.Nummer kısmına +905556667788 örnek
2.Mesajınızı yazın
3.Fertig basın
4.çıkan karakteri yazıp5.Senden butonuna basın bazen karakter yanlış diyor tamam deyip tekrar denemelisiniz
http://img34.imageshack.us/img34/4315/hotfileu.gif
http://hotfile.com/dl/82817774/26d6a4e/Fre_sms_2011.rar.html
http://img530.imageshack.us/img530/7140/fileservef.gif
http://www.fileserve.com/file/mNCPed6

1 Kasım 2010 Pazartesi

Günlük Konuşmalar - İngilizce

ON THE PHONE
Hello
Michael residence
This is John Black.
Mary, may I help you.
Mary speaking.
Who do you want to talk to?
Who do you want to speak with?
May I tell her who is calling?
Whom shall I say is calling?
Let me page her.
Just a second, I have another call.
Hang on a moment.
Hung on a second.
For whom are you holding?
Are you being helped?
He is not in, would you like to call back?
He isn't available. Can I take a message?
Could I take a message?
I really have to go now.
Can I call you back?
Can we continue this later?
What is the area code for New York?
I can't get through this number.
This telephone is out of order.
There is a probelem with the lines.
The number is busy.
The number can't be reached at the moment.


BUSINEES
Name
Phone
Address
Preious occupation
Income level
Gender
Religion
DOB
Place of birth
SSN
Marital status
Account number
Race
Ethnic gruop
Age
What is the salary
Is it part time or full time?
What are the benefits?
What are the hours?
What are your qualification?
What is your degree in?
May I see your resume?
Why did you leave your last job?
I'd like to file a complaint.
I know the work from A to Z.
It is not in my job description.
I'd like to mortgage my home.
I'd like a variable interest rate mortgage.
Do you provide balloon loans.
I'd like to open a savings account.
I'd like close out my savings account.
I'd like to purchase a certificate of deposit.
Where is teh automatic teller machine?
Press your PIN number here.
Enter your personal identification number.
Tens and twenties please.
I'd like to cash a check.
I'd like to make a deposit.
I'd like to transfer money into my savings account.
I'd like to make withdrawal.
What is the interest rate?
I'd like to buy some foreign currency.
Do you have bank by mail?
Can you give me a new banking card?
I need some change.
I need a roll of quarters.
You are overdrawn.
HEALTH
She looks like a million bucks.
I feel like a million dollars.
I'm fresh as daisy.
He's healthy as a horse.
You are fit as a fiddle.
She looks tired.
You look like a hell.
He's a sight.
You look like you've been to hell and back.
Are you all right.?
Do you feel all right?
You look flushed.
You look pale.
You are white as a ghost.
I am allergic to dogs.
I am allergic to polen.
I have hayfever.
My nose is stuffed up.
I can't breathe.
Bless you.
My eyes are puffy.
I am sick.
I am sick as a dog.
I feel terrible.
I feel sick to my stomach.
I feel nauseous.
I have a headache.
I have a migraine.
I am so dizzy.
I need a nap.
My head is pounding.
Is it caching?
Does it hurt when I touch?
Have you had this problem before?
How long have you had this problem?
I have a pain in my back.
MONEY
I'd like to apply for a loan.
My ankle is swollen.
I am bleeding.
I feel weak.
It hurst after I eat.
I have been throwing up.
I lose my dinner.
I am really sleepy.
EDUCATION
I have to study.
I have got a midterm tomorrow.
I have got a big test tomorrow.
Could you explain that again?
I still don't understand.
I don't understand your English.
When's the final exam?
When is the midterm?
What will the test cover?
What's on the test?
Can you tell me what grade I'm getting?
What's the grading curve?
Can I talk to you about my grade?
When will we have to turn our homework?
Will there be a quiz?
What text are required?
How can I help my kid with the homework?
She's having a hard time with the homework.
ACCOMMODATION
I need a room please?
I need a room with a single bed.
I need a room with a double bed.
Do you have any singles?
Do you have any vacancies?
A double, please?
A room with a bath, please.
Can I reserve a room?
Can I book a room?
I have a reservation.
Double occupancy, please.
I need a room with two single beds.
I need a room with a double bed.
We will need a crib for the baby.
Would you like a room with a view of the swimming pool?
Would you prefer a non-smoking room?
I'd like a room at the front.
I'd like a room at the rear.
I'd like a room with a view of the sea.
I'd like a room for the week.
I'd like a wake-up call, please.
Where is the ice-machine?
Do you have a pool?
What are the rates?
Is there a restaurant?
Are pets allowed?
When's the check-out?
I need to check out.
I'd like a receipt.
TRAVEL
PLANE
Do I have to change planes?
Is it direct?
How many items of carry-on luggage are permitted?
How much luggage can I carry on?
Is there a layover?
How long is the layover?
There is a one-hour layover in Ankara
When does the next flight leave?
What's the departure time?
When does the plane get here?
What's the arrvial time?
When will I make my connection?
I have to cancel my flight
I lost my luggage
My luggage is missing
The flight has been delayed
The flight has been moved to gate M2
The flight is overbooked
May I see your boarding pass?
CUSTOMS
Are you bringing anything into the country with you?
How much currency are you bringing into the country?
Do you have anything to declare?
May I see your passport?
Do you have your visa?
Please place your suitcases on the table
We should examine your purse
What's the nature of your trip?
What's the purpose of your visit?
How long do you plan on staying?
 RAILWAY
Is it direct?
Is there a layover?
Is there a dining car?
Is the train on time?
What's the arrival time?
Are there seats available?
Stand clear of the doors
Please move away from the doors
Please have your tickets ready for the conductor
Is this seat occupied?
Can you ***** the window, please?
How many stops are there before we reach the end of the line?
When is the next stop?
BUS
Is it direct?
Is there a layover?
Do we stop for the meals?
Can I check my baggage through?
Can I reserve a seat in advance?
Is the bus on time?
Is anyone sitting here?
What is the fare?
Could I have a transfer, please?
Does this bus go to downtown?
How far does this bus go?
Could you let me know when we get to Aksaray?
Can you tell me where to get off?
Move to the rear, please?
TAXI
Where to?
Where to, buddy?
Where to, lady?
I am not on duty
Mind if I smoke?
It's rush hour. I can't go to the airport now.
To the airport and please be quick!
The train station and make it quick!
Slow down!
There is no need to hurry
Please drive safely
Is smoking allowed?
I'm allergic to smoke
Do you have change for twenty?
Keep the change!
I want a receipt
Watch out!
Look out!
We've missed the exit
We're lost
SHOPPING
May I help you?
Can I help you find something?
Can I show you with something? Are you being helped?
Is there anything I can help you with?
If you need me, I'll be around
If I can help you, just let me know
What are you interested in?
Are you looking for something in particular?
Do you have something specific in mind?
What size do you need?
Do you know what size you are?
That's on sale this week?
I've got just your size
Can I suggest this?
Do you need anything to go with that?
That looks nice on you
That looks great on you
That's your colour
This is you
How would you like to pay for this?
Will that be cash or credit?
We don't have that in your size
Whe don't have it in that colour
WHEN ARE YOU OPEN?
When are you open?
When do you open?
What are your hours?
I'm looking for something for my father
It's a gift
I don't know his size
Can you measure me?
Thank you, I'm just looking
I'm just browsing
I can't make up my mind
Do you have this shirt in yellow?
Do you have these shoes in suede?
Have you got something less expensive?
It it on sale?
Do you have a t-shirt to match this?
Where is the fitting room?
I'd like to try this on
It's too tight
It's too loose
It's a little bit expensive
It's a little pricey
Can you hold it for me?
Can I get it gift-wrapped?
Would you please gift-wrap that?
How much is it?
How much does it cost?
MAKING FRİENDS
We're like brothers.
He's my closest friend. She's my best friend.
She's like a sister to me.
We're the closest friend.
We're pretty tight.
He's a dear friendb.
What a character!
Ahmet is one of a kind.
We're cut from the same cloth.
We're like two peas in a pod.
May I join you?
Mind if I join you?
Care to join us?
Is this seat taken?
Could I buy you a drink?
What are you drinking?
Would you like to dance?
Could I have the next dance?
What's your sign?
Do you come here often?
Do you have a light?
Need a lift?
Are you going my way?
Going my way?
Where have you been all my life?
FOOD AND DRINK
MAY I HELP YOU?
Would you like smoking or nonsmoking?
How many in your party?
Do you have a reservation?
I'll have a table ready in two minutes
Would you like to see the menu?
Are you ready to order?
Let me tell you our specials today
May I take your order, please?
What will it be?
Can I get you something to drink with that?
Would you care for a dessert?
Is there anything I can get for you?
Let me show you the dessert tray?
For here or to go?
Here or take away?
Do you want that to go?
Here you go
Here is your order
Thank you and come again
Would you like to start with a coctail?
Would you like coffee?
Cream or sugar?
I am sorry we are out of that
Sorry, it's all gone
How would you like that prepared?
Do you need any napkins?
Would you like some salt and pepper?
MAY I SEE THE MENU?
A table for two, please
I'd like a non-smoking table for four
I have a reservation
Do you have a non-smoking section?
Another party will be sitting here?
Excuse me, can you come here for a second?
Could I see menu please?
We haven't decided what to order yet
We need more minutes to decide
We're ready to order
Can you take our orders, please?
What are the specials?
What would you suggest?
What's the soup of the day?
Do you have vegetariam dishes?
May I have a burger and fries?
Give me a hot dog with the works
I'll have a burger with everything
Can I have a small soda, please?
No ketchup
No onions
Go easy on the onions
Take it easy on the ketchup
To go please
For here, please
I'll eat it here
I'd like an espresso
I'd like a mineral water
Just coffee for the moment
Can you get me a glass of water?
What kind of dressings do you have?
I'd like my steak well done
I'd like my steak rare
I'd like my steak medium
Can I get it rare?
Could I have some more bread, please?
This meat is too fatty
The meat is too tough
This meal isn't fresh
This soup is cold
Could I speak to the manager, please?
I couldn't eat this. Could you wrap it, please?
I'd like to take the rest
Could I have the bill, please?
Check, please?
Seperate checks, please?
All together
Do I pay you or the cashier?
May I have a receipt, please?
There seems to be a mistake
Does this include the tip?
Keep the change
Is there somewhere we could wash our hands?
I AM HUNGRY
I'm hungry
I'm starving
I'm so hungry that I could eat a horse
I'm dying of hunger
I'm famished
When do we eat?
What's for supper?
What are we having?
Dinner is ready
It's time to eat
Shall we say grace?
Could you pass me the salt please?
Would you care for some cheese?
Could I have seconds, please?
INTRODUCTIONS
This is my friend Jack
I'd like you to meet my friend John
Mary, this is Jack. Jack, Mary
Let me introduce you my friend Michael
Have you met before?
Jack, do you know Mary?
Do you know eachother?
Mary, shake hands with the president
Have you two been introduced?
Jack, this is the man I was telling you about
Let me introduce you myself
NICE TO MEET YOU
Nice to meet you
Good to meet you
Nice meeting you
It's a great pleasure to meet you
Glad to meet you
It's a great pleasure to have finally met you
How nice to meet you
How do you do
A pleasure
GREETINGS
Hello!
Hi!
Hey!
Hi there!
Hello there!
Good morning!
Good afternoon!
Good evening!
Good night!
HOW ARE YOU?
How are you?
How are you doing?
How is it going?
How are things?
What's new?
What's up?
What's going on?
Where have you been?
Where have you been hiding yourself?
Are you doing OK?
How are you feeling?
How's the world treating you?
How's business?
What's happening?
How's everything
I'M FINE
Thanks, I am fine
Fine
Great!
All right
I am OK
Cool!
I am cool!
Could be better
Not bad
So so
Not so great
Not so hot
I've been better
I've running around
Keeping busy
No complaints
Same as usual
I've seen better days
I'm snowed under
Not a moment to spare
No time to breathe
There aren't enough hours in a day
GOOD-BYE
Good-bye
Good day
Good evening
Good night
Good-bye until later
See you
See you soon
See you later
I'll see you real soon
I'll catch you later
See you tomorrow
See you next time
Let's get in touch
It was good to see you
Don't forget to call
Let's write
I'll be in tocuh
 



Türkiyedeki İlkler


   İlk okulda “cumhuriyetin ilk yıllarında çakılı bir çivimiz bile yoktu” diye öğretildi bize. Ve cumhuriyetin kuruluşundan bu güne tam 75 yıl geçti.
   Cumhuriyet sürekli gelişim içerisinde çağı yakalamak hedefinde ilerledi. Peki bu süre içerisinde neyi, ne zaman ilk olarak gerçekleştirdik?
   İLK OTOMOBİL: 129 günde yapıldı. 29 ekim törenlerinde iki adet “devrim” adı verilen araba yetiştirilebildi. Birincisi cumhurbaşkanı Celal BAYAR’ı almaya giderken 200 metrelik yolda benzini bitti. Cumhurbaşkanı yoluna ikinci arabayla devam etti.
   İLL BUZDOLABI VE ÇAMAŞIR MAKİNESİ : 1960 yılında Arçelik tarafından üretildi.
   İLK TÜRK MARGARİNİ: “Ailenizin dostu sana” sloganıyla Türkiye’nin ilk margarini olarak 1953 yılında Bakırköy’de ki fabrikada üretildi.
   İLK TÜRK DEMİRİ: 10 Eylül 1939 yılında Kardemir Karabük Demir Çelik işletmesi tarafından üretildi. 10 kg. bir hatıra paketi döküldü.


   İLK ŞEKER FABRİKASI: 1926 yılında ilk şeker üretildi. O zaman kadar şeker pancarının ne olduğu dahi bilinmiyordu.
   İLK TÜRK UÇAĞI: 1934 yılında Kayseri de monte edilmiştir.
   İLK OTOMOBİL YARIŞI: Milliyet gazetesi ile Türkiye Turing ve otomobil kulübü işbirliği ile 17 Haziran 1932 yılında düzenlendi.
   İLK BASKETBOL LİGİ: 1927 yılında düzenlediği ilk basketbol milli takımımız Naili MORA’ nın çabalarıyla 1934 yılında kuruldu.
   İL UZUN YAYIN: 13 Mayıs 1971 de TRT ilk kez tam yayın yapıldı. Bu programı Halit KIVANÇ ve Fecri EBCİOĞLU SUNDU.
   İLK SPOR TEŞKİLATI:  1923 yılında İdman Cemiyetleri adı altında toplandı.
   İLK MİLLİ MAÇ: Cumhuriyet’ in ilanından üç gün önce Taksim Stadında Romanya ile oynandı. 2 – 2 berabere bitti.

Minik Bilgiler :)

BİLİYOR MUYDUNUZ?
- Fareler kusamaz.
- Yılanlar duyamaz.
- Zürafalar yüzemez.
- Karıncalar uyumaz.
- Kirpiler suda batmaz.
- Kutup ayıları solaktır.
- Sineklerin 5 gözü vardır.
- Yunuslar gözleri açık uyurlar.
- Develerin üç tane kalbi vardır.
- Zürafaların ses telleri yoktur.
- Zürafaların dili 35 cm kadardır.
- Filler zıplamayan tek memelidir.
- Istakozların kani mavi renktedir.
- Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir.
- Kangurular geri yürüyemezler.
- Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
- Sığırların dört tane midesi vardır.
- Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
- Atlar bir ay kadar ayakta kalabilirler.
- 2,600 kadar değişik cins kurbağa vardır.
- Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
- Baykuş, mavi rengi görebilen tek kustur.
- Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
- Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.
- Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

Ahşap evlerin özelliklerini biliyor musunuz?

*Ahşap yapılarda yasayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini
çok daha sağlıklı hissettiklerini?
 *Ahşabın insanla birlikte soluk aldığını, romatizma, astım, böbrek
hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde olumlu etkileri olduğunu?
 *Japon deprem uzmanlarının, tüm dünyada depreme karsı en dayanıklı yapının
Osmanlı ahşap karkas sistemi olduğunu açıkladıklarını?
 *1894 İstanbul depreminde, kalitesiz ahşap yapıların bile yıkılmadığını
yanlarındaki güzel, yeni ve demirle bağlanmış kagir yapıların tümüyle
yıkıldığını?
 *ABD'deki konutların yaklaşık yüzde 90'inin ahşap olduğunu?
 *şiddetli bir deprem sonrasında hasar gören betonarme bir yapının yıkılmak
zorunda olduğunu, hasar gören ahşap bir yapının ise kısa surede onarılıp,
tekrar icinde yaşanılabileceğini?
 *Betonarme-karkas dışında kalan tüm yapım sistemlerinde, zaman icinde hasar
gören taşıyıcı elemanların, yapı tümüyle yıkılmadan onarılabildiğini, hatta
değiştirile bildiğini?
 *Ahşap yapıların çok hafif olduğunu, kolay çökmediğini, çökse bile
icinde bulunanları öldürmediğini?
 *Bir depremde, başlıca olum nedeninin yalnızca betonun ağırlığı olduğunu?
 *Betonarmenin, ahşaba göre 5 misli, çeliğin 13 misli ağır olduğunu?
 *Marmara ve Bolu depremlerinde ahşap yapılarda yasayanlardan hiç kimsenin
yaşamını yitirmediğini?
 *Tarihten günümüze ulasan en güzel sarayların, tapınakların ve diğer
görkemli yapıların hiçbirinde beton kullanılmadığını ve binlerce yıldır
ayakta kaldıklarını?
 *1225'te Renk Nehri'ne yapılan ahşap Basel Köprüsü’nün 1903 yılına dek 774
yıl hizmet verdiğini
 *13'uncu ve 14'uncu yüzyıllarda yapılan, ahşap kolon ve çatıları olan
Kastamonu, Mahmut bey, Beyşehir, Eşrefoğlu ve Afyon Ulu camilerinin, özel
bir bakim yapılmaksızın 600-700 yıldır ayakta olduğunu?
 *Dünyanın en büyük tarihi uç ahşap yapısından bir tanesinin, 100 metre boyu
ve sekiz katli bir binaya eşdeğer yüksekliğiyle tam 100 yıldır ayakta olan
Büyükada’daki Rum Yetimhanesi olduğunu?
 *1790'da, ahşap kullanılarak ve hiçbir taşıyıcı eleman olmaksızın 108 metre
"açıklığa" ulaşıldığını, buğun bu açıklığın 250 metreye ulaştığını?
 *Yangına dayanıklı olduğu için, dünyanın önde gelen mimarlarının
ahşabı çeliğe yeğlediklerini?
 *Bir yangın sırasında, gerekli kesitin biraz daha büyüğü kullanıldığında,
dıştaki kömürleşen tabakanın iç ahşabın yanmasını geciktirdiğini?
 *Bir yangın sırasında, çelik bir çatının 600 dereceden sonra çökme riskinin
belirdiğini ve 15 dakika icinde çökebileceğini buna karşılık ahşap bir
çatının ortalama 1 saat ayakta kalabildiğini ve bu yüzden insanların
canlarını kurtarma zamanlarının olduğunu?
 *Ahşabı, yapı sektöründe kullanan ülkelerde ormanların küçülmediğini,
tersine bilimsel bir yaklaşım ve koruma anlayışı ile büyümekte olduğunu?
 *ABD'lilerin, yasadığı topraklar üzerinde yalnızca 200 yıldır ev
yaptıklarını, Anadolu'da ise 10 bin yıldır geleneksel yöntemlerle ev
yapıldığını?
 *ABD'lilerin, depreme karsı yasam güvenceleri için, Anadolu insaninin
binlerce yıldır tanıdığı, uyguladığı ve 1940'lara dek de sürekli
geliştirdiği ahşap-karkas yapı sistemini yaygın biçimde kullandıklarını?
 *Buğun gerekli önlemler alınır, ahşaba dönülürse ve doğa da bize 20 yıl
"avans" verirse, Türkiye’nin tüm deprem riskinden 20 yıl içerisinde tümüyle
kurtulacağını?
 
 
 

Zor İnsanla İletişim

Günlük yaşam, çoğu zaman, insanlar arası iletişim çatışmaları ve
anlaşmazlıklarla doludur. Örneğin, kahvaltı masasında eşinizle bir konu
üzerinde tartışmaktasınızdır. Siz yeni bir girişim yapmanın zamanı geldiğine inanıyorken ; eşiniz "Hiç de öyle değil! Biliyorsun ki, şu anda ona ayırabilecek kadar paramız yok" demektedir.

İşyerinize gelmişsinizdir. O gün için tasarladığınız yeni şeyler vardır.
Düşüncelerinizi çevrenizdekilerle paylaşmak istersiniz. O sırada birisi:
"Buna benzer bir şeyi daha önce de denemiştik. Biliyorsunuz yürümedi..." diyip çıkıverir işin içinden.

Öğle aralığında, daha önce almış olduğunuz, fakat kısa sürede bozulan bir
aygıtı değiştirmek istersiniz. Karşınızdakiler paranızı geri ödemeye yanaşmazlar, ya da bozuk aygıtı değiştirmek istemezler. "Neden böyle davranıyorsunuz?" diye sorarsanız; yanıtları hazırdı: "Bu mağazamızın prensibidir. Tersine hareket edemeyiz".

Akşama doğru, tam işyerinizden ayrılmak üzeresinizdir, hiç de görmek
istemediğiniz birisi karşınıza dikiliverir. Sırıtkan bir yüzle her zamanki
gibi, sizden aynı isteklerde bulunmaktadır. Ondanda kurtulur, arabanızla evinizin yolunu tutarsınız; bu kez de, farkında olmadan kırmızı ışığı geçtiğiniz için, yolun kenarına çekilip trafik polisine hesap vermek zorunda kalırsınız.

Kuşkusuz, bu tür tersliklerin hepsi aynı gün içinde başımıza gelmez. Ama,
benzer olaylarla karşılaşmak mümkündür. Yaşamımız boyunca edindiğimiz kişiler arası deneyimler yukarıda sayılan iletişim sorunlarını çözmemize yardımcı olur.

Bazı durumlarda ise, deneyimlerimiz ne kadar yeterli olursa olsun,
kurduğumuz diyaloglar olumlu sonuç vermezler. Başarısızlıkla biten böyle diyalogların sonunda sıkıntımız, öfkemiz, çaresizliğimiz, bir kat daha artabilir.

İletişim kurmakta güçlük çeken insanlar için, uzmanlar: "Zor İnsanlar"
deyimini kullanıyorlar. Zor insanlar, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklı tanımlanmakla birlikte, temelde birbirlerine benzer davranışlar sergilerler. "Dediğim dedik, çaldığım düdük!" diyen cinstendirler adeta. İnatçı, hırslı, kaprisli ve kendini beğenmiş kimselerdir.

Böyle insanlarla nasıl bir iletişim kurulmalı dersiniz? Ya da, sizinle
diyaloga girmeyi ta baştan beri istemeyen bu zor şahısları sağlıklı bir iletişim kurmak üzere karşınıza nasıl oturtabilirsiniz? Bu tür durumlar, sıradan iletişim becerilerinden fazlasını gerektirir doğal olarak.

HASIMLIKTAN AMAÇ ORTKLIĞINA


"Kapışmak için iki kişi, karışık bir durumun düğümünü çözebilmek için
yalnızca bir kişi gereklidir" diyor bir iletişim uzmanı; Ardından şunu ekliyor : "En zor probleminizi çözüme ulaştırmak sizin elinizdedir" Yani, zor durumun çözümü için önce kendimiz uzlaşma niyetinde olmalıyız. Sonra, karşımızdaki zor insanı bizim bu niyetimize katılmasını sağlamaya çalışmalıyız. Onunla uzlaşabilirsek, hasımlık kendiliğinden ortadan kalkmaz mı?...

"Zor İnsan" ile iletişim kurabilmenin aşamaları özetle şöyle sıralanıyor:

1.. Balkona çıkmak: Birinci basamak kendi davranışımızı kontrol altına
almaktır. Karşıtımız "Hayır" dediği ya da ummadığınız bir biçimde davrandığı zaman; istediğimizden vazgeçmeye ya da karşı saldırıya geçmeye gerek yoktur. Konuşmayarak ya da tepki vermeyerek zaman kazanabiliriz, bu süre içinde, diyalogun asıl beklenen sonucunu dikkate alarak, sembolik bir şekilde : "Balkona çıkma" sözlerini deneyebiliriz.

2.. Onların tarafına geçmek: Karşıtınız, iletişim sırasında saldırmamızı
beklemektedir ya da direneceğimizi ummaktadır. O halde, biz tam tersini
yapmalıyız. Onu dinlemeliyiz, görüşlerini tanımalıyız, mümkün olabilen
noktalarda uzlaşmaya çalışmalıyız. Karşıtımızın gücünü ve yeteneklerini
tanıyabilmek, onun tarafına geçerek mümkün olabilir.

3.. Reddetmemek, yeniden çerçevelendirmek: Bu aşama, karşıtımızın
düşüncelerini reddetmek yerine, ki bu onu daha uzlaşmaz hale
getirir-dikkatini her iki tarafın beklentilerini tatmine yöneltme dönemidir. Bütün söylediklerini ele alıp problemi çözmek amacıyla tekrar çerçevelendirebiliriz. Örneğin: "Bunun neden böyle olmasını istiyorsun?", "Sen benim yerimde olsaydın ne yapardın?" ya da "Şöyle yapsak nasıl olur?" gibi sorular sorarak, iletişimi engelleyen sorunların isimlerini belirlemeye çalışabiliriz.

4.. Onunla Altın Bir Köprü Kurmak: Kendimizi bu aşamada bir arabulucu gibi düşünebiliriz. Onu da işin içine katarak, düşüncelerini ve beklentilerini
örenip karşılanmamış gereksinimlerini bulup çıkarmaya uğraşabiliriz. Kurduğumuz diyalog sonrasında, onun da kendisi içi bir zafer kazanmış olduğu kanısını uyandırabilirsek o kimseyle aranızda altın bir köprü oluşturduğunuzu düşünebiliriz.

5.. Onu sağ duyusuna getirmek, dize değil! : Bu aşamaya kadar, karşıtımız hala direnmekte ve görüşme yapmadan kazanabileceğini düşünmekte ise, biz yine de sinirlerimize hakim olmaya çalışmalıyız. Bu son aşamada yanlışlıkla güç kullanmaya ya da tehdit etmeye kalkışırsak bilelim ki bunlar geri tepecektir. Eğer onu köşeye sıkıştırırsak bu kez de, başka kaynaklarını harekete geçirerek bize karşı saldırıda bulunabilir. Bu nedenle konuşmayı olumsuz bir biçimde bitirmekten ise, bir sonraki görüşmenin davetiyesini uzatmaya çalışmalıyız. Böylece aramızdaki köprünün açık olduğuna inanacaktır. Görüldüğü gibi "Zor İnsan"la diyalog hiçte kolay değil. Ama önemli amaçlar uğruna bu yol her zaman denenmelidir. Kişileri dize getirmenin ya da "Ya hep, ya hiç!" yasası gereği kenara itmenin değil, ; Her iki tarafında olumlu yönlerinden
yararlanmanın çareleri aranmalıdır.

Dr.Yusuf B. Karaosmanoğlu ©

Sağlıklı bir evliliğin yolu dinlemekten geçer



İkili ilişkilerde duygularımızı, düşüncelerimizi ve isteklerimizi ifade etmek iletişimin sadece bir yanını oluşturur. Diğer yanı ise; dinlemek ve anlamaktır. Taraflardan biri bir şey istediğinde, bir rahatsızlık hissettiğinde ya da duygu ve düşüncelerinden bahsetmek istediğinde iletişim kurmak ister. Ve iletişim kurmak istediğinde de; iletmek istediği şeyi en iyi ifade edecek yola başvurur. Bu yol sözlü ya da sözsüz olabilir. Karşı taraf bu mesajı aldığında, bunu deşifre edip yorumlayarak anlamaya çalışır. Etkili iletişimin başlangıcı ise; mesajı alan kişinin, gönderenin ne demek istediğini tam olarak kavramasıyla başlar.

Konuşmacıdan kaynaklanan sorunlar
·         Sesini fazla alçak bir tonda kullanması.
·         Gereksiz detaylarla konuyu anlaşılması güç kılması.
·         Konuşma esnasında ana konudan sapmak ya da neden bahsettiğini unutmak.
·         Vücut dili ya da sözsüz mimik gibi davranışların, sözlerle ifade edilen mesajla çatışması ya da çelişmesi. Örneğin; kızgınlık dışa vurulmaya çalışılırken gülümsenmesi gibi.
·         Diğer kişinin mesajı nasıl algıladığına ya da nasıl tepki vereceğine aşırı önem vermek.
·         Söylemek istediğini ifade ederken çok kendine özel ya da farklı bir metot kullanmak.


Dinleyiciden kaynaklanan sorunlar
·         Kafası meşgul olup dinlememek.
·         Karşı tarafın söylediklerini kendi kafanızda çürüterek kendi kendinizi dinlemeniz.
·         Konu hakkında kendi kişisel görüşlerinizi dinlemeniz.
·         Konuşmacı ya da mesajı yargılamanız.
·         Anlamadığınız zaman konuşmadan ne demek istediğini açıklamasını istememeniz.

Karsınızdakini dinlerken kullanabileceğiniz ipuçları
·         Mesajdan anladığınızı ifade ederken kendi kelimelerinizi kullanın. Eşinizin kullandığı kelimeleri aynen tekrarlamak hem onu sinirlendirebilir hem de anlamak istediği şeyi anladığınızın tam kanıtı değildir.
·         Üzerinde konuştuğunuz konuya bağlı olarak, konular hakkındaki olguları, düşünce ve inançlarınızı, duygularınızı, ihtiyaç ve isteklerinizi, umut ve beklentilerinizi kelimelerle açıkça ifade edin.
·         Eşinize cevap verirken sadece kelimelerin anlamlarına değil; bunun ötesini; yani kelimelerin ardındaki duyguları anlamaya çalışın. Kelimelerin sözlük anlamları, eşinizin anlatmak istediklerini tam olarak anlatmaz.
·         Eşinizin söylediği her şeye anında cevap yapıştırmayı bir kenara bırakın. Kendisi soru sorar şekilde konuşsa bile, bazı insanlar kendileri için cevap ararken böyle bir yöntem izlerler. Oysa bir cevap duyma arzusunda değildirler.
·         Aktif olarak dinlemeyi zamanında bırakın. Aktif dineleme; karşınızdakinin ne demeye çalıştığını anlamak için çaba göstermeyi gerektirir. Söylediklerini duygu ve düşünceleriyle birlikte dinleyip, söylediklerini kendi anladığınız şekilde ifade ederek, dinlerken ayni zamanda da doğrulama yaparsınız. İşte mesajı anladığınızı düşündüğünüz zaman kendi mesajınızla karşılık vermeniz uygun olabilir.Aktif dinlemeyi kendi duygularınızı saklamak için kullanmayın.
·         Eğer kafanız karıştıysa ya da anlamıyorsanız, o zaman eşinize durumu tekrar anlatmasını veya başka sözcüklerle anlatmasını söyleyin. Diğer bir seçenek de, en iyi tahmininizi yapmaktır.
·         Eşiniz kızgın ya da incinmişse veya duygularını ifade etmekte zorlanıyorsa, aktif dinleme çok etkili olabilir.
·         Göz kontaktı ve vücut dili önemlidir. Saatinize bakmaktan ya da etrafta olan biteni seyretmekten kaçının. Dikkatinizi eşinize yöneltin. Kollarınızı kavuşturmak eleştirel yaklaşımın işareti olabileceğinden dikkatli olun. Uygun durumlarda başınızı sallayarak anladığınızı belirtmeniz de yararlı olabilir.
·         Eşinizi yargılamayın. Kendiniz aynı şekilde hissetmeseniz ve düşünmeseniz de onun duygularına ve inançlarına, saygılı olabilirsiniz.
·         Daha etkili bir dinleyici olun ve aktif dinlemeyi iletişim kurmakta kullandığınız bir metoda haline dönüştürün.