30 Mart 2011 Çarşamba

Facebook City Ville oyunu

City ville oynamaya başladım gün itibari ile, çok eğlenceli bir şey , ama maddi kriz var şu an bende komşu gerekli birkaç tane, enerji sıfıra düştüğü için ekinlerimi toplayamıyorum , evlerdeki kiraları toplayamıyorum, kaldım öylece :)  genel olarak oyun cok eğlenceli. 
Herkeze tavsiye ederim.  Birkaç hile de bana verin :) komşu olarak ekleyin birşeyler yapın arkadaşlar . 

http://www.facebook.com/mustykte52   herkese iyi oyunlar.. 

STRESLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

STRESLEBAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

İş hayatında stresi artık hepimiz kanıksadık. Oysa stres teaslında üzerinde durulması gereken, analiz edilip çözümler bulunabilecek birrahatsızlıktır. Stres yönetilebilen bir şeydir ve bunun yöntemini Positif StresYönetimi kitabından aktarıyoruz.
Stresinfarkına varmak.
Sizi en çok neyin strese soktuğunukafanızda açıkça belirlemeye çalışın. Sizin stres yaratıcılarınız nelerdir?Stres sinyallerine dikkat edin, böylece hemen harekete geçebilirsiniz.

YIKMADAN YAPMAK

"YIKMADAN YAPMAK"

Tartışma ne kadar önlemeye çalış saktahayatlarımızın içinde... Bir köşe dönüşü kadar yakın; iş de, evde, sokak da...En yakınımızla, bir daha yüzünü görmeyeceğimiz bir yabancıyla, yaşlıyla,çocukla, kadınla, erkekle… kasapla, manavla, taksi şoförüyle, doktorla,müdürle, hademeyle… Ve hatta tavuğuyla kavga edip terlik atan bir adamıseyretmişliğimden ötürü, tavuğunla bile diyebilirim… Olduk olmadık zamanlarda…Kendimize olmasa da dolaylı bulunduğumuz durumlarda. Kızdığımızı yakalayamadık mıalakasız bir masumla... Hepimizin kendimizi içinde hızlı - yavaş adımlarlabulduğumuz bir olay.

Kulaklarımız kızarmaya, kalp atışlarının hızlanmaya başlamasıyla durdurulmadığıtaktirde su kaynatan radyatör misali patlama noktalarına kadar gelebiliyor…

CUMHURİYET TARİHİ EKONOMİ KRONOLOJİSİ

CUMHURİYET TARİHİ EKONOMİ KRONOLOJİSİ


17 Şubat 1923 - 10 Kasım 1938
17 Şubat 1923
İzmir'de Türkiye İktisat Kongresi toplandı.
24 Temmuz 1923
Lozan Antlaşması imzalandı.
29 Ekim 1923
Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanlığına oybirliğiyle Gazi Mustafa Kemal seçildi.
18 Ocak 1924
İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
3 Mart 1924
TBMM Halifelik'in kaldırılmasına karar verdi.
1 Nisan 1924
Ergani Bakır İşletmeleri devletleştirildi.
3 Nisan 1924
1908 Temmuz'undan 1923 sonuna kadar devlet alacak ve borçlarını tasfiye eden kanun TBMM'de kabul edildi.

29 Mart 2011 Salı

Geleceğin Enerji Politikası

Geleceğin Enerji Politikası: Küresel Trendlerde İlk 10"

Frost & Sullivan, "Geleceğin Enerji Politikası: Küresel Trendlerde İlk 10" başlıklı çalışmasıyla küresel enerji endüstrisinin geleceğini belirleyecek gelişmeleri masaya yatırıyor
Enerjide "Global 10" trendleri Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
2030 yılına kadar dünya enerji tüketiminde yüzde 44'lük dev bir artış beklenirken, yükselen enerji talebi, kaynaklardan üretim yöntemlerine, altyapı ve dağıtımdan verimliliğe kadar birçok alanda yeni trendlerin gelişimine yol açıyor.
Sanayi toplumuna geçişten bu yana enerjiye olan talepte tarihte benzeri görülmemiş ölçüde yaşanan artış, enerjinin küresel aktörlerini yeni arayışlara yöneltiyor. Dünyanın önde gelen Growth Consultancy & Research (Büyüme Danışmanlığı ve Araştırma) kuruluşlarından Frost & Sullivan'ın Rusya, BDT, Orta ve Doğu Avrupa Enerji Direktörü Beatrice Shepherd, "Geleceğin Enerji Politikası: Küresel Trendlerde İlk 10" adlı çalışmasında enerji sektöründe yaşanan gelişmelerin yakın geleceğe yansımalarını gözler önüne seriyor. Çalışma, başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerjide önemli oranda dışa bağımlı olan Türkiye'nin geleceğine dönük ciddi ipuçlarını da barındırıyor.
Enerji tüm sektörlerin anahtarı
Gelişen ekonomiler enerjiye artan bir ivmeyle ihtiyaç duyuyor. Çin dünyanın en büyük enerji tüketicisi konumuna doğru yükselmeye yol alırken, Hindistan ve Afrika ülkelerinde enerjiye olan talep de çığ gibi büyüyor.  Önümüzdeki birkaç yıl içinde talepte gerçek bir patlama yaşanması bekleniyor. Beatrice Shepherd, günümüzün artan değişimleri ve rekabet ortamında iş çevrelerinin gelecek vaat eden iş fırsatlarını değerlendirmek zorunda olduğunu ifade ederek, enerji sektörünün bu konuda kilit rol oynayacağını, yatırımların maksimize edilmesi için enerji sektöründeki trendlerin yakından izlenmesinin önemine dikkat çekiyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin 2009 yılı raporuna göre 2030 yılına kadar enerji pazarında yüzde 44'lük bir artış olacağına işaret eden Beatrice Shepherd, Frost & Sullivan'ın tahminlerine göre yaşlanan enerji tesisleri nedeniyle Avrupa'nın 2020'ye kadar yıllık yaklaşık 25 GW'lık muazzam bir ek üretim kapasitesine ihtiyaç duyacağını, buna Çin, Hindistan ve gelişmekte olan ülkelerin enerjiye olan ihtiyacı da eklendiğinde talebin inanılmaz bir boyuta ulaşacağının altını çiziyor.
Doğalgaz ve kömürde yeni trend
Çalışmaya göre doğalgazın "yeni çağı" olarak adlandırılan gelişme LNG erişilebilirliğindeki yoğun artışla geliyor. Shepherd, ABD'nin 2009'da kaya petrolü ve kömür yatakları gazlarından elde ettiği üretim baz alındığında dünyanın en büyük gaz üreticisi konumuna ulaştığını vurguluyor. Yeni yöntemlerle gaz elde etme araştırmaların Avrupa ve Çin'de gelişerek devam ettiğini ifade eden Shepherd, bunun yanında geleneksel üretimin önemini koruduğunu da belirtiyor. 
Frost & Sullivan, enerjide bir diğer yeni trendin temiz kömür olduğunu ortaya koyuyor. Temiz kömür teknolojilerinin artan yatırımlarla önümüzdeki yıllarda kömür endüstrisinde önemli bir yer tutacağını ileri süren Shepherd, uzun vadeli olan teknolojilerin "karbon tutulumu" ve "entegre gaz kombine çevrim" olduğunu vurguluyor.
Nükleer de yenilenebilir enerji de yükselişte
Nükleer enerji yatırımları özellikle Çin, Hindistan ve Rusya'da büyük bir hızla devam ediyor. nükleer enerji santraline sahip olmayan Türkiye'nin üç nükleer santral için çalışmalar sürdürmesi de uluslararası arenada nükleer canlanmanın somut göstergeleri arasında gösteriliyor. Artan elektrik talebini karşılayabilmek için nükleer enerjinin uygun maliyetli teknolojik imkan sunması ve beraberinde enerji bağımsızlığı getirmesi, nükleer enerjiyi vazgeçilmez kılıyor.
Bununla birlikte, yenilenebilir enerji dünya genelinde hızlı yükselişini sürdürüyor. Avrupa Birliği 2020 yılında enerji üretiminin yüzde 20'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamanın planlarını yürütüyor. ABD bu alanda yüzde 10-20 aralığını hedeflerken, Çin 2020 yılında 100 GW'lık yenilenebilir enerji üretmeyi amaçlıyor.  Öte yandan, enerji üretiminin maliyetiyle ilgili olarak "şebeke eşleşmesi" olarak tanımlanan bir gelişme de yaşanıyor. Buna göre elektrik üretim maliyetinin daha düşük olduğu fosil bazlı yakıtlarla aynı maliyet düzeyine inecek olan yenilenebilir kaynaklar, önümüzdeki dönemde maliyet avantajını da beraberinde getirecek.
Teknolojide değişim, verimlilikte artış
Frost & Sullivan'ın küresel enerji direktörlerinden Beatrice Shepherd'a göre enerji talebinin mevcut şebeke kapasitesinin çok üstünde olması ve enerji üretim birimlerinin sayısının ikiye katlanması birçok altyapı hizmetini kendi ölçümlerini geliştirmeye ve network yapılarını akıllı teknolojiler uygulayarak takip etmeye zorluyor. Akıllı ölçümler akıllı şebekeye yönelik büyük bir gelişmenin entegre parçalarını oluşturuyor. Bu alanda İtalya önde gidiyor. ABD ve AB'de akıllı çözümleri hayata geçirmeye başlamış durumda bulunuyor.
Geleceğin enerji sektöründeki bir başka önemli aşama ise enerji verimliliği olarak belirleniyor. Gelişmiş ülkeler aktif olarak kullanılan cihazlarda enerji verimlilik politikaları yürütüyor ve uygulamaya koyuyorlar. Bu sayede "minimum enerji performansı standartları" yeniden düzenleniyor ve elektrikli cihaz kullanımı için yeni sınıflandırmalar yapılıyor. Enerji yönetim araçları, çevreci binalar ve temiz nakliyat gibi konularda yeni politikalar geliştirerek yakıt tüketimini düşürmek ve karbon emisyonunu azaltmak hedefleniyor.
Yakın bir zaman diliminde trafikte oranı hızla çoğalacak olan elektrikli ve hibrid araçlar da verimli enerji depolama sistemine ihtiyaç duyacak. Bu sistem Frost & Sullivan'a göre gelişim sürecindeki teknolojiye ivme kazandıracak. Geleceğin potansiyel enerji sistemlerini etkileyecek faktörler arasında depolama sisteminin temel özellikleri ve kullanılan materyallerin niteliği önemli olacak. En büyük potansiyeli akaryakıt pilleri oluşturuyor. Global depolama pazarının 2013 yılında 61 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Global enerji pazarının geleceğine yön verecek bir diğer önemli yeni trendin ise 'liberalizasyon' olacağı öngörülüyor. Bu gelişme sayesinde büyük enerji tekellerinin etkinlikleri sınırlanacak ve enerji pazarı gerçek küresel rekabete açılacak. Piyasada her aktör kendi elektrik tedarikçisi seçimine kendisi karar verebilecek. Nitekim sınırlar ötesi elektrik ticareti düşüncesi Avrupa Komisyonu tarafından destekleniyor. Bu desteğin, yenilenebilir enerjinin sınırlar ötesi, hatta  kıtasal geçişini sağlayacak yüksek voltaj elektrik şebekesinin önünü açması bekleniyor.
Türkiye enerjide büyük ve çekici bir pazar 
Frost & Sullivan Enerji, Çevre ve Yapı Teknolojileri Danışmanı Jonathan Robinson, Türkiye'nin ekonomik büyümesine paralel olarak önümüzdeki on yıl içinde elektrik ihtiyacının yüzde 5.5 oranında büyüyeceğini kaydediyor. Bu oranın Rusya'da yüzde 3, Fransa'da yüzde 1.5, İngiltere ve İtalya'da ise yüzde 1-1.5 oranında olacağını ifade eden Robinson, tüketime göre kıyaslandığında ise Türkiye'de kişi başına düşen elektrik tüketiminin Almanya ve İngiltere'deki tüketimin yüzde 40'ına karşılık geldiğini belirtiyor. Gelişmişliğin temel göstergelerinden birinin tüketicilerin güvenli elektriğe ulaşabilmesi, diğerinin ise elektrikli ev aletlerine sahiplik oranı olduğunu belirten Robinson, söz konusu iki olgunun elektriğe olan talebi artırdığını ve enerji sektörüne daha fazla yatırımı zorunlu kıldığının altını çiziyor.
Türkiye'nin sağlıklı bir enerji altyapısına sahip olabilmesi için elektrik şebekelerinin iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Robinson, enerji nakil hatlarında Türkiye'nin kaybının yüzde 15 olduğunu, bu oranın Polonya'da yüzde 8, Almanya'da ise yüzde 5 olmasının kaybın büyüklüğünü ortaya koyduğunu belirtiyor. Yenilenebilir enerji kaynakları konusuna da değinen Robinson, Türkiye'nin bu alana özellikle yoğunlaşması gerektiğini, yeni termal enerji tesisleri ve rüzgar santralleri kurarak enerji çeşitliliğinde daha hızlı yol almasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Nükleer enerji konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı bir tutum sergilediğini ve nükleer santral kurulumuna açık çek verdiğini söyleyen Robinson, Frost & Sullivan'ın çalışmasının da nükleer enerjinin karma enerji çeşitliliği bakımından önemli bir yer tuttuğunu ortaya çıkardığını belirtiyor. Avrupa ülkelerinden farklı olarak Türkiye'de kömürün gündemde olmadığını ifade eden Robinson, Türkiye'nin bu alanda da çekici bir pazar olduğunu, büyük kömür santrallerinin yanı sıra 200 MW gücünde küçük üniteler kurulabileceğinin altını çiziyor.

Japonya Depremi ve Nükleer Tehlike

Japonya’da deprem ve tsunaminin arkasından bunlardan daha da büyük bir tehlike ortaya çıktı.

Nükleer radyasyon tehlikesi yalnız deprem ve tsunami bölgesini değil, çok daha geniş coğrafi bir bölgeyi tehdit etmekte.
Rüzgar ve hava durumuna göre hem Japonya’da ve hem de komşu ülkelerde milyonlarca insan günler, haftalar hatta yıllar sürecek bir radyasyon tehlikesi ile karşı karşıya.
Radyasyon düzeyinin yüksekliği yüksek ölüm tehlikesi olmadan görevlilerin reaktörlere müdahalesini önlüyor. Orada daha büyük bir felaketi önlemeye çalışan 180 kadar “görevli” en gerçek anlamda yaşamlarını ortaya koymuş durumdalar. Buna intihar da diyenler var.
Tarihsel kanıtlar ve son araştırmaların ortaya koyduğu gerçek, Güney kıyılarımızda ciddi bir tsunami riskinin varlığı ve Akkuyu nükleer santrali için kritik önemdedir ve mutlaka dikkate alınmalıdır.

Kamp Tatili ve Kamp Yapmak İçin 10 Önemli Neden

Belli ki kamp yapmayı düşünüyorsunuz ve belki de karar vermek için biraz cesarete ihtiyacınız var. Ya da bir arkadaşınızı veya eşinizi bu konuda ikna etmek istiyorsunuz. Her ne olursa olsun kamp yapmak için birçok geçerli sebebiniz var. İşte size kamp yapmanız için 10 önemli neden;

    1. Kamp yapmak en ucuz tatil seçeneğidir
    Yalnız bir kampçı, bir çift veya geniş bir aile bile olsanız kamp yapmak tatil seçenekleri içerisinde en ekonomik olanıdır. Bir otelin bir günlüğüne ödeyeceğiniz parayla bütün bir tatilinizi geçirebilir, hatta çadır ve kamp malzemeleri sahibi olabilirsiniz.

      2. Kamp yapmak size bağımsızlık ve özgürlük kazandırır
      Tipik paket tatiller ve rehberli turlar, başından sonuna kadar belli zamanlarda belli programları yapmayı, grup ile birlikte hareket etmeyi gerektirir. Size sunulanı kabul etmek ve onunla yetinmek zorundasınızdır. Gruptan bağımsız hareket etme şansınız pek olmaz.

      Kamp yaparak ne istediğinizi ve ne zaman istediğinizi kendiniz belirleme şansına ve özgürlüğüne sahipsiniz. Eğer kamp alanınızı sevmezseniz ya da sıkılırsanız pratik bir şekilde toplanıp ertesi gün bambaşka bir yerde uyanmak üzere hareket edebilirsiniz.

        3. Doğaya daha yakın olursunuz
        Birçoğumuz teknoloji ile dolu şehir hayatı içerisinde yaşarız. Ve sık sık uzaklaşmayı, doğayla iç içe zaman geçirip huzur bulmayı hayal ederiz.

        Kamp hayatı doğaya ve hatta vahşi yaşama daha yakın olmamızı sağlar. Normalde günlük yaşantımızda görmediğimiz, koklamadığımız ve duymadığımız şeylerle karşılaşmamıza ortam yaratır. Bizleri şehir hayatının stres ve sıkıntılarından tamamen uzaklaştırarak en güzel terapiyi sağlar.

          4. Birbirinize daha yakın olursunuz
          Tek bir çadır içinde olmak çiftleri ve aileleri birbirine daha yakınlaştırır. Bilgisayar ve televizyon olmadığı için bireyler birbirleriyle daha yakından ilgilenme fırsatı yakalarlar. Evde zaman bulunmadığı için yapılamayan uğraşılar ve ilgi alanları kamp hayatı içerisinde daha kolay yapılır.

            5. Modern yaşamın rutin işlerinden kurtulursunuz
            Modern yaşamın olmazsa olmazları olan tüm araç ve gereçlerinden kurtulup, daha basit ve sade zaman geçirirsiniz.

              6. Evcil hayvanlarınız bundan çok hoşlanır
              Evcil hayvan sahipleri tatil zamanlarında hayvanlarını güvenebilecekleri bir yere bırakma konusunda sıkıntı çekerler. Tatil köyü, otel gibi konaklama noktalarının çoğunda evcil hayvan hoş karşılanmaz, müsaade edilmez.

              Kamp hayatı içerisinde evcil hayvanlarınız kendi doğal ortamlarında daha mutlu ve huzurlu olacaklardır. Özgürce oynayıp, yiyip içip, ihtiyaçlarını giderebileceklerdir. Ailesiyle birlikte onlar da tatil yapmanın mutluluğunu yaşayacaklar.

                7. Kampınızı festivale yakın bir yere kurabilirsiniz
                Bir müzik festivali veya bir eğlence var ise gündemde, ona yakın bir noktada konaklayabilir, festivali içinde yaşayarak takip edebilirsiniz. Dolayısıyla festival ve eğlence bittiğinde siz birkaç adımlık yolla yumuşacık yatağınıza ulaşabileceksiniz.

                  8. Anılar tekrar canlanır
                  Çoğumuz çocukluğumuzda kamp yaşamını tecrübe etmişizdir. O günlerde yaşadığımız o güzel ve mutlu hatıralar tekrar canlanır.

                    9. Farklı deneyimler ve macera yaşarsınız
                    Kamp çadırı kuracağınız yer belki bir sahil kenarı, belki dağbaşı ve belki de ormanlık bir alanda göl kenarı olacak. Herneresi olursa olsun o ortam içerisinde doğayla baş başa belki şimdiye kadar görmediğiniz bir canlı türünü keşfetmenin mutluluğunu, belki de ilk kez kamp ateşi yakmanın sevincini yaşayacaksınız. Yakında bir meyve ağacı keşfedecek ve dalından yemenin tadına doyamayacaksınız. Civarda keşfe çıkıp çeşitli sürprizlerle karşılaşacaksınız. Ve akşam olduğunda veya eve döndüğünüzde anlatacak o kadar çok şeyiniz olacak ki, dinleyenler de size imrenecek.

                      10. Yeni ve ilginç arkadaşlıklar edinirsiniz
                      Bir kamp alanında çadırınızın yanında otururken veya masanızda yemek yerken potansiyel arkadaşlıklar için bir sohbet başlatmak kamp hayatı içerisinde daha kolay gerçekleşir. Civarda dolaşırken ilginç kişiliklerle tanışabilir, yeni ve farklı hayatlar tanıyabilirsiniz.

                      Kısacası bir otel ve tatil köyüne oranla kamp yaşamı çok daha ekonomik, daha esnek, serbest ve rahattır.

                      Kamp alanınızı seçerken ihtiyaçlarınızı iyi belirleyin. Bulaşık, tuvalet, duş gibi ihtiyaçlarınıza cevap veren bir kamping alanı işinizi görecektir. Sağlıklı ve mutlu bir tatil dileğiyle...

                      26 Mart 2011 Cumartesi

                      AV Mevsimi 2010 DVDRip XviD | 2 Alternatif

                      Yapım: 2010 ~ Türkiye 

                      Tür: Dram , Polisiye , Suç 

                      Oyuncular: Cem Yılmaz , Şener Şen , Çetin Tekindor , Okan Yalabık , Melisa Sözen 

                      Yönetmen: Yavuz Turgul 

                      Senaryo: Yavuz Turgul 

                      Yapımcı: Yavuz Turgul , Murat Akdilek 

                      Görüntü Yönetmeni: Uğur İçbak 

                      Görüntü Yönetmeni: Tamer Çıray , Ete Kurttekin 

                      Dağıtım: Warner Bros

                      Filmin Websitesi: www.avmevsimifilm.com

                      Süre: 2 saat 20 dk

                      Cinayet masasındaki tecrübesi nedeniyle Avcı lakabının hakkını veren Komiser Ferman ile adı deliye çıkmış İdris baba-oğul kadar birbirine yakın iki polistir. Aralarına antropoloji mezunu bir çömez olan Hasan katılmıştır. Üçü öldürülen genç bir kızın katilini bulmakla görevlendirilir. Soruşturma sırasında uyuşturucu ticaretinden zengin bir işadamına kadar farklı insanlarla karşılaşacak bu üç polisin hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. 






                      DuckLoad.com · Easy streaming

                      DuckLoad.com · Easy streaming

                      DuckLoad.com · Easy streaming

                      DuckLoad.com · Easy streaming





                      Download Av.Mevsimi.DVDrip.XviD.part1.r ar - BitShare.com - Free File Sharing and Storage

                      Download Av.Mevsimi.DVDrip.XviD.part2.r ar - BitShare.com - Free File Sharing and Storage

                      Download Av.Mevsimi.DVDrip.XviD.part3.r ar - BitShare.com - Free File Sharing and Storage

                      Download Av.Mevsimi.DVDrip.XviD.part4.r ar - BitShare.com - Free File Sharing and Storage




                      The Twilight Saga: New Moon [Yeni Ay] | 2009 | BRRip | Türkçe | XviD-HDM


                      Kod:Format : AVI
                      Format/Info : Audio Video Interleave
                      File size : 700 MiB
                      Duration : 2h 10mn
                      Overall bit rate : 750 Kbps
                      Writing application : VirtualDubMod 1.5.10.2 (build 2540/release)
                      Writing library : VirtualDubMod build 2540/release

                      Video
                      ID : 0
                      Format : MPEG-4 Visual
                      Format profile : Advanced Simple@L5
                      Format settings, BVOP : Yes
                      Format settings, QPel : No
                      Format settings, GMC : No warppoints
                      Format settings, Matrix : Default (MPEG)
                      Codec ID : XVID
                      Codec ID/Hint : XviD
                      Duration : 2h 10mn
                      Bit rate : 644 Kbps
                      Width : 656 pixels
                      Height : 272 pixels
                      Display aspect ratio : 2.40:1
                      Frame rate : 23.976 fps
                      Color space : YUV
                      Chroma subsampling : 4:2:0
                      Bit depth : 8 bits
                      Scan type : Progressive
                      Compression mode : Lossy
                      Bits/(Pixel*Frame) : 0.151
                      Stream size : 602 MiB (86%)
                      Writing library : XviD 1.2.1 (UTC 2008-12-04)

                      Audio
                      ID : 1
                      Format : MPEG Audio
                      Format version : Version 1
                      Format profile : Layer 3
                      Mode : Joint stereo
                      Mode extension : MS Stereo
                      Codec ID : 55
                      Codec ID/Hint : MP3
                      Duration : 2h 10mn
                      Bit rate mode : Constant
                      Bit rate : 96.0 Kbps
                      Channel(s) : 2 channels
                      Sampling rate : 32.0 KHz
                      Compression mode : Lossy
                      Video delay : 360ms
                      Stream size : 89.7 MiB (13%)
                      Alignment : Aligned on interleaves
                      Interleave, duration : 42 ms (1.00 video frame)
                      Interleave, preload duration : 504 ms












                      Free File Hosting, Online Storage &amp File Upload with FileServe




                      Kod:
                      http://www.fileserve.com/file/VwfYNsu/Alacakaranlik.Efsanesi.Yeni.Ay.2009__BRRip.TRDUB.XviD-HDM.avi

                      Siyah Kuğu - Black Swan (2010 -Türkçe Altyazı - 2 Oscar)


                      black swan posteriFilmin Konusu:

                      2011 oscar ödül töreninde 5 dalda oscara aday gösterilen ve 2 dalda oscar kazanan 2010 yağımı sinema filminin başrolünde Natalie Portman oynuyor.

                      Filmin konusuna gelirsek ;

                      Natalie Portman'ın canlandırdığı karakter olan Nina çok yetenekli ve gelecek vaadeden bir balerindir..

                      New York'da yaşayan Nina'nın hayattaki tek amacı dans etmek ve yeteneklerini geliştirmektedir.

                      Nina'nın annesi de bir balerindir.Kendisinin yaşayamadığı başarıları kızının yaşamasını ister.

                      Kuğu gölü balesinde baş balerin sakatlanır.Yönetmenin ilk tercihi Nina olacaktır.Balenin saf ve zarif Beyaz Kuğu ile şehvetin temsilcisi Siyah Kuğuyu aynı anda canlandırabilecek birine ihtiyacı vardır.

                      Fakat Nina’yı bekleyen bir yeni bir rakip vardır, ve o da Leroy’u etkilemeyi başarmıştır.Nina Beyaz Kuğu rolüne her ne kadar uysa da Lily de Siyah Kuğu’nun tam karşılığıdır.

                      İki genç dansçı arasındaki rekabet garip bir arkadaşlığa dönüşürken Nina da kendi karanlık tarafıyla haşır neşir olmaya başlamıştır – onu mahvedebilecek türden bir kayıtsızlık.


                      Filmden Resimler
                      siyah kuğu natalie portmansiyah kuğu 2 oscar aldıblack swan siyah kuğu

                      SİYAH KUĞU-Black Swan Türkçe Altyazılı

                      Neden Öğrenemiyoruz?


                       
                      En az bir yabancı dil bilmenin zorunluluk haline gelmesine rağmen bu sorunun bir türlü halledilmemesinin temelinde, öğretim metodundaki eksiklikler ve hatalar yatıyor.

                      Öğrenirken odaklanamama, anadildeki yetersizlikler, zayıf genel kültür, yabancı dil öğretiminde materyal kullanmama ve sınava odaklı çalışma gibi nedenler de İngilizce öğrenme önündeki en büyük engeller.

                      TED İstanbul Koleji öğretmenleri, İngilizce eğitiminin daha çekici hale gelmesi için şunları önerdi:

                      İngilizce nasıl ilgi çekici hale gelir?

                      Yabancı dil sürekli tekrarla, dinleyerek, okuyarak, konuşarak ve yazarak gelişen bir beceri olduğu için, çocuğun yaşamının bir parçası haline getirilmesine yardımcı olun.
                      Çocukların ilgi duyduğu bir alanda (müzik, spor, bilgisayar v.s.) İngilizce bir dergiye abone olun.
                      Çocuğun İngilizce öykü CD'leri dinlemesini, filmler izlemesini, müzik dinlerken şarkı sözlerini de öğrenmesini teşvik edin.
                      İngilizce konuşabileceği ortamlarda bulunmasını sağlayın.
                      Çevrenizde her zaman ana dili İngilizce olan birisini bulamayacağınız için günümüzde artık çok yaygınlaşmış olan değişim programlarından yararlanın. Bu programlar dahilinde yabancı bir öğrenciyi belli bir süre evinizde konuk edeceğiniz gibi, çocuğunuzun da ortaöğretim yaşamının bir yılını yurt dışında bir okulda geçirmesini sağlayabilirsiniz. Bazı değişim programları öğrencilere burs olanakları da sunuyor.
                      Okuma alışkanlığını edinmemiş bir öğrencinin yabancı dilini geliştirmesi beklenemez. Çocuğun kendi seçeceği yaşına ve düzeyine uygun kitapları düzenli olarak okumasını sağlayın. Bu konuda ona öncelikle sizin model olmanız çok önemlidir. Lütfen onunla birlikte siz de okuyun ya da bir şekilde kitap okumanın keyfini sizinle paylaşmasını sağlayın.
                      Çocuğun ders ortamı dışında İngilizce ile ilgili yapacağı her çalışmayı (metin, ses ya da görüntü kaydı olarak) portfolyosunda sergilemesi için onu teşvik edin.
                      Okulda ne yaptığı ya da neler olduğu konusunda değil, ne öğrendiği konusunda konuşun. Neyi, niçin öğrendiğini, hangi konularda daha fazla tekrar yapması gerektiği konusunda onunla fikir alışverişinde bulunun ve kendi öğrenmesinin sorumluluğunu kendisinin alması konusunda onu yüreklendirin.
                      Mümkünse öğrenilen dilin konuşulduğu ülkeye ziyaretler yapın.
                      Sözlük kullanmayı öğrenin. Seviyenize uygun bir sözlük alın.

                      Çocuğun İngilizce öğrenmesi, konuşması ve kullanması için ne yapmalı?

                      Dili bir araç değil amaç olarak göstererek öğretmeli.
                      Dersi eğlenceli, meraklı hale getirmeli.
                      İngilizce'yi diğer dersler gibi çok çalışıp, iyi not alması gereken bir ders olarak göstermemeli. İngilizce'nin, hayatını kolaylaştıracak olduğunu görmesini sağlamalı.
                      Öğretime mümkünse anaokulundan itibaren küçük yaşta başlamalı.
                      Eskiden hazırlık sınıfları 6. sınıfın önündeydi ve dil öğrenimi küçük yaşta daha kolay olduğundan daha etkin öğretilebiliyordu. Lise sınıflarının önüne geldiğinden bu yana dil daha zor öğreniliyor, hazırlık sınıfları tekrar konulmalı.
                      Öğretmenlerin, velilerin seçtiği kitaplar yerine çocuklar kendi seçtikleri kitapları okumalı.
                      Klasikleri zorunlu hale getirip, okutmaya çalışırken çocuğu okumaktan ve dilden soğutmamalı.
                      İngilizce'yi sadece İngilizce dersinde değil, başka disiplinlerde de (matematik, fen, bilgisayar) kullanmalı.
                      Kitap okurken her sözcüğün anlamını bilmesini beklememeli.
                      Küçük yaşta izlediği kanallardaki dilin İngilizce olmasına dikkat etmeli (Baby TV vb.).
                      Uyumadan önce bir akşam Türkçe hikaye okunuyorsa bir akşam da İngilizce hikaye okumalı (anlamasa da duysun).
                      Okullarda İngilizce kullanılan ortamları arttırmalı, ihtiyacını öğrenmekte olduğu dili kullanarak karşılayabilmesi sağlanmalı.
                      Dili doğru kullanmasını sağlamalı ama çok da kurallı olmasını beklememeli. Kurallara dikkat etmeye yoğunlaşarak yanlış yapmaktan korkar hale gelebilir.
                      Gramer öğreterek dil öğretmeye çalışmamalı.
                      Okuyarak, yazarak, dinleyerek ve konuşarak öğretmeli. Yabancı dili de ana dilini öğrendiği gibi öğrensin.
                      "Hadi bir İngilizce/Fransızca konuş da duysunlar" diye zorlamamalı. Yeri geldiğinde kendisinin kullanmasını beklemeli.
                      Yazması için bir konu verip de, hadi yaz dememeli. Birkaç konu verin o seçsin ve yazsın.
                      Yazarken güdümlememeli. O yaratsın, yazsın. Zaman içinde kurallı yazmayı öğrenir. Önce yazmanın keyfini alsın.
                      Hata yaptığında hemen düzeltmemeli. Hata yapmaktan korkar hale gelmesin. Hatasını doğruları duyarak kendi fark ederek düzeltsin.
                      İkinci dili v-özellikle küçük yaşta- yaratarak öğrenmesini sağlamalı. Örneğin bir oyuncak yaratsın, bir hikaye kahramanı yaratsın ve onu konuştursun.
                      Yaz okullarını ya da kamplarını, yeni bir ülke gördüğü, kendi dilini konuşan arkadaşları ile güzel bir tatil geçirdiği yerler haline getirmemeli. Ana dilini kullanamayacağı, başka etkinlikler de yapacağı ve hatta büyüdükçe aynı zamanda çalışacağı kamplar olmasını sağlamalı.
                      Öğretenler ve aileler, onun öğrenmesinden kendini sorumlu kılmamalı. Öğrenme sorumluluğu çocukta olmalı.

                      Öğrencilere sorduk: İngilizce öğrenmeyi seviyor musunuz, neden? 

                      Efe Çakar (6. sınıf öğrencisi): Dersi zevkli hale getirirdim 

                      Ben bir İngilizce öğretmeni olsaydım oyunlar oynatarak, zevkli bir şekilde dersleri işlerdim. Oyunlar oynatırdım ama gerektiğinde uzun uzun ders de anlatırdım. İngilizce film izlemek, kitap okumak, dersi dinlemek ve bol bol yabancılarla konuşup pratik yapmaktan hoşlanıyorum.

                      Melisa Maya Kumar (10.sınıf öğrencisi): Neden matematik, İngilizce kadar önemli?

                      Şüphesiz, bir dil öğrenmenin en kolay yolu sürekli onu duymak, sadece onu duymaktır. Küçük yaşta İngilizce öğrenmeye başlayan öğrencilerin sürekli dili duymasını sağlayacak olanlar, öğretmenleridir. Kelime öğretmek için bestelenen şarkılardan, aile bireylerini tanıtmak için yazılan hikayelere kadar hepsi akılda kalıcılık açısından çok önemli olmasına rağmen, öğretmenlerin ders içinde ve dışında İngilizce konuşmaktaki kararlılığı kadar işe yarayan bir yöntem olduğunu düşünmüyorum. Altıncı sınıf boyunca hiç Türkçesini duymadığım bir İngilizce öğretmenim vardı. Ve sayısız kere sınavlarda sesinin kulaklarımda çınlamasıyla cevaplamışımdır soruları. Ve tabii ki şu sınavlar. Babama karnemi her uzattığımda ilk baktığı ders her zaman matematik olmuştur. Bu, matematiğim kötü olduğundan ya da diğer derslere göre daha üst sıralarda yer aldığından değildir. Babama göre en 'önemli' ders matematiktir. Türkiye'de özel okullarda bile İngilizce'nin kolay öğretilememesi belki de buna bağlıdır.